Egitim - Medya, Gazete, TV, Dergi, İnternet,Klipler,Film Fragmanları - Blogcu



Medya, Gazete, TV, Dergi, İnternet,Klipler,Film Fragmanları


2008 ÖSS’nin farkı - ÖSYM Başkanı Prof. Ünal Yarımağan, ya

Kategori: Egitim

2008 ÖSS’nin farkı2008 ÖSS’nin farkı

 

ÖSYM Başkanı Prof. Ünal Yarımağan, yaptığı açıklamalarla, bu yıl üniversite sınavına girecek adayların yüreklerine su serpti.

 

 

 

Elif KALELİ / elifkaleli@dilko.com.tr

 

 

 

 

Liselerin öğretim süresinin dört yıla çıkarılmasıyla beraber, 2008 ÖSS’ye girecek aday sayısında 400-500 bin civarında bir düşüş beklendiğini ifade eden Yarımağan, geçmiş yıllardaki katılım sayılarına işaret ederek, bu yılki adayların %25 oranında daha şanslı olduğunu söyledi.  

Üniversite adayları arasında adeta bir şehir efsanesine dönüşen ‘2008 ÖSS’de, katılımcı sayısının düşmesiyle beraber, adayların üniversite kazanma şansı ne kadar arttı, şimdi tüm adaylar konuyla ilgili kendilerine özgü hesaplar yapıyorlar. Geçen yıl ÖSS’ye 1.615.534 aday katılırken, ÖSYM Başkanı  2008 ÖSS’de 1 milyon 200 bin adayın sınava girmesini beklediklerini  söyledi. Tabii bu yıl sınava girecek gençler, ne kadar şanslı olduklarını birinci ağızdan yani ÖSYM Başkanı’ndan duymanın mutluluğunu yaşadılar. Arkasından hemen beklenen soru geldi; taban puanlar düşecek miydi?

ÖSYM Başkanı, taban puanlarda da ‘bir miktar’ düşüş olabileceğini söyledi söylemesine ama gençlerin duymayı hayal ettiği cevap hiç kuşkusuz bu değildi. Zira %25 daha şanslı olmanın matematiksel oranı ‘bir miktar’ olmamalıydı. Açıkçası taban puanlarda ciddi bir düşüş beklenmemesi konuya yabancı pek çok öğrenciyi hayal kırıklığına uğrattı. Kontenjanları göz önüne alındığında en çok tercih edilen bölümlere talebin hiçbir zaman azalmaması; bu bölümlerin taban puanlarının düşmemesine ve başarı sıralarının gerilememesine neden olur. Örneğin tıp, hukuk, önde gelen mühendislikler v.b. gibi bölümlerin taban puanlarında şu ana kadar hiçbir değişkene bağımlı olarak ciddi bir düşüş gözlemlenmemiştir.         

Tabii, umudunu 2008 ÖSS’ye bağlayanlar sadece bu yıl mezun olacak adaylar değil. Hali hazırda üniversitede okuyup bölümünden memnun olmayan hatırı sayılır bir kitle de 2008 ÖSS’de şansını deneyecektir. Dolayısıyla 2008 ÖSS’nin ardından karşımıza çıkacak olan sayısal veriler tercih aşamasındaki adaylar için büyük önem taşıyacak. Tercihlerinde hedeflerini yüksek tutacak olan adaylar için 2008 ÖSS’de de değişen pek bir şey olmayacak. Zira her zaman olduğu gibi yine başarı sıralamasında adını ilk satırlara yazdıran adaylar, ipi göğüsleyecek. Şayet barajı geçen aday sayısında bir düşüş yaşanırsa, o zaman orta sıralarda yer alan adaylar daha rahat tercih yapma şansı bulacak.

2008 ÖSS’ye ilişkin bir güzel haber de; 'Sınav Merkezi Otomasyonu Projesi'. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, sınavın yapılacağı 200 bin salonla ilgili tüm bilgilerin bilgisayar ortamına aktarıldığını, bu bilgilerden hareketle adayların sınav salonlarının seçileceğini söyledi. Buna göre; gürültülü salonlarda sınav yapılmayacak, pek çok adayın şikayetçi olduğu güneş alan salonlar, dar sıralar, havasız ve küçük ortamlar sınav salonu olarak kullanılmayacak.
ÖSYM Başkanı geliştirdikleri merkezi sistemi şöyle anlattı: “Salondaki sıranın türünden, yüksekliğine, birbirlerine mesafelerine, salonun boyutuna kadar tüm bilgilere sahibiz. Örneğin, sınıfın sınav saatinde çok güneş aldığını biliyorsak onu kullanmayacağız. Kolçaklı sandalyeleri, çok alçak sıra olduğu için ilköğretim 1. sınıf sıralarını mecbur kalmadıkça veya çok gürültülü yerdeki sınıfı kullanmayacağız. Örneğin, 20 kişilik sınıfta 7 numaralı adayın nereye oturacağını, hangi kitapçık türünün dağıtılacağını biz belirleyeceğiz. Kopya açısından daha güvenli bir sistem. Kopya tamamen önlenecek.”

 

Hürriyet Eğitim

22:42 - 17/1/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Duygusal Zekanızı Geliştirmek İçin Öneriler !!!

Kategori: Egitim

Araştırmacılar her ne kadar duygusal zekanın kalıtımsal olduğunu bulsalar da düzenli ve sistemli bir çalışma ile duygusl zeka öğrenilip, geliştirilebiliyor. Sizlere günlük hayata ve mesleki alanda duygusal zekanızı geliştirebileceğiniz 7 önerimiz var.

Öneri1: Kendinizi tanıyın.

Kim olduğunuzu öğrenin Duygusal zeka kendinizi tanımanızı şart koşar. Bu o kadar kolay değildir. Bu nedenle biz size bazı sorular hazırladık. Bunları sakin bir şekilde tekrarlanarak kendinize sorun ve kendiniz hakkında daha fazla bilgiye sahip olun:

· Gerçekte ben kimim? Beni ne tanımlar? Kimi veya ne beni şekillendiren?

· Hayatımda hangi rolleri üstleniyorum ve bunlardan hangileri gerçek?

· İhtiyaçlarım nelerdir? Ne istiyorum, ne bekliyorum hayattan? Hedeflerim ne ? benim için önemli olan ne?

· Güçlü ve zayıf yönlerim ne? Neyi iyi yaparım? Bana ne zevk verir.

· Neye inanıyorum ben (ikili ilişkiler, yaşam, başarı, kendim)?

· Benim davranışlarımı, düşüncelerimi, duygularımı belirleyen ne?

Bu sorular sadece örnektir. Kişiliğimizin araştırılıp öğrenilecek çok yönleri vardır. Ancak bu çok kolay bir araştırma değildir. Fakat yine de çabaya değer ve heyecan vericidir.

Öneri 2: Duygularınızı ve onları kontrol etmeyi öğrenin.

Duygusal doğal ve insancıldır. Kendi duygularımızdan veya diğer insanların duygularından ne kadar az korkarsak, duygusal durumlarda ve duygularımızla o kadar rahat başa çıkabiliriz. Duygusal zeka da işte bunu sağlıyor. Başkalarının duygularını anlamada ne kadar hakimseniz, onların duygularından korkmanıza da o kadar gerek kalmaz.

Bu nedenle duygu dünyanızı iyi öğrenip tanıyın çünkü bunlar sizin hayatınızın ayrılmaz parçasıdır. İyi bir imkan da profesyoneller tarafından verilen “kendini tanıma seminerleridir”. Ancak günlük hayatımızda da kendimizi yeni algılara açık tutum ve onların değerlendirilmesini yapmadan sadece içinize kaydedin.

Kendinize sık sık şu soruları sorun:”Kendimi nasıl hissediyorum ve bu duyguyu vücudumun en çok neresinde hissediyorum? Böyle hissetmemi sağlayan nedir? Bununla nasıl başa çıkabilirim?

Öneri 3: Kendinizi, kişisel özelliklerinizi başkalarına açık tutunuz.

Bizler hepimiz farklıyız. Farklı olmak, diğerlerinden daha iyi yada daha kötü olmak demek değildir. Onların dünyaya bakış açılarının sizinkinden farklı olduğunu ne kadar çabuk anlarsanız, onları da o kadar çabuk tanırsınız. Bu da sizin duygusal zekanızın gelişmesi demektir. Duygusal zekalı insanlar başkaların duygu ve düşüncelerini kendileri için tehlike olarak görmezler, tam tersine ilgi çekici ve yeni bir şeyler öğrenme şansı olarak değerlendirirler.

Öneri 4 : İletişim kurma becerinizi geliştiriniz

İnsanlar arası iletişim anlayın- her türlü insanlar arası ilişkilerde , iletişim , bütünlük sağlayıcı, çok yönlü ve çok anlamlı bir konudur. Bu konu ile sıkça ilgilenin iletişim teorilerinden Eric Berne’nin transaksiyonel analizi veya Ruth van Cohn’un konu hakkındaki ortak etkileşimi kendi iletişim kurma becerinizi oldukça geliştirir.

İletişim kurma kabiliyetinin öğrenilmesi ve geliştirilmesi- Eğer kendinizde iletişim kurma becerisi konusunda eksiklik hissediyorsanız, bunu düzeltmek için çok şey yapabilirsiniz: Çok çeşitli seminerler vasıtasıyla daha etkili iletişim kurmayı öğrenebilirsiniz. Ancak böyle bir seminere katıldığınızda aktif olarak uygulamaların yapılmasına dikkat ediniz ve sizde bu konuda sık sık pratik yapmaya bakınız.

Kendinizi ifade etme yöntemlerinizi geliştirin- Bazen kendimizi ifade edebilme sıkıntısı çekeriz. Hatta bazen de ne söyleyeceğimizi, uygun kelimeleri unutup, olay geçtikten sonra nasıl hareket etmemiz, ne söylememiz gerektiği aklımıza gelir. Bu nedenle kelime haznenizi zenginleştirin. Her an yeni kelimeler öğrenin, özellikle de duygu ve düşünce ifade eden kelimeleri. Kendinizi çok yönlü olarak ifade edebilme cesaretimiz olsun. Bazen hal ve hareketleriniz, kelimelerinizden çok daha fazla anlam içerebilir. Örneğin tatlı bir tebessüm bile karşımızdakine iyi bir teselli verebilir.

Öneri 5: Problem çözücü olun

Problemleri giderebilme, her zaman bir çıkış yolu bulabilme becerisi duygusal zekanın önemli getirilerinden biridir.bu becerilerinizi sistemli bir çalışma ile geliştirebilirsiniz. Mümkün olduğu kadar çok çeşitli olaylar ve problemler üzerinde düşünün ve bunlara çözümler getirmeye çalışın. Eğer problemlerden korkup kaçmaz ve onlar birer şans, kendini ıspatlama fırsatı olarak görürseniz, onları çözmemeniz için hiçbir sebebiniz kalmaz.

Öneri 6 : Eleştiriye açık olun

Duygusal zekada eleştiri yapabilmek ve eleştiriye açık olmak da çok önemlidir. Konu bir taraftan sizi,diğer taraftan da başkalarını etkiler. Eleştiriye açık olun, bırakın sizi eleştirsinler. Bundan rahatsızlık duymayın. Bu sayede kendinizdeki olumlu ve olumsuz yönleri öğrenme fırsatını elde edersiniz. Siz de eleştri yapabilin. Ancak bu başkaların onurunu kıracak, kişiliklerine zarar verecek şekilde olmamalı

Öneri 7: İnsanlar ile İlgilenin

Duygusal zeka insanın kendisi ile başkaları ile olduğundan son önerimiz de: insanlar ile ilgilenin. Yeni insanlar ile tanışın onların kültürlerini öğrenin. Değişik insan psikolojileri hakkında bilgi edinin. İnsanları harekete geçiren akımları, onların hayat hikayelerini okuyun. Kendinizi vee diğer insanları keşfedin.

 

Kaynak: PERSONAL EXCELLENCE, HAZİRAN 2002

http://www.duygusalzeka.net/Html/makale0602.htm

12:48 - 15/1/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


İnternet öğrenciyi aptallaştırıyor STAR

Kategori: Egitim

İnternet öğrenciyi aptallaştırıyor

Araştırmalara göre dersleri internetten aramak öğrencileri aptallaştırıyor. Uzmanlar ‘Bilgi için ‘google’a bakmak sürekli hamburger yemek kadar tehlikeli’ diyor

İnternet öğrenciyi aptallaştırıyorİngiltere'de Brighton Üniversitesi’nde başlayan bir tartışma çağımıza damgasını vuran ‘google’ arama motorunu hedef alıyor.

Uzmanlara göre bilgiye ‘google’ yoluyla ulaşmak tıpkı fast food yemeklerle atıştırmak ya da beyaz ekmek yemek gibi. Medya uzmanı Tara Brabazon yaptığı çalışma üzerine bütün öğretmenleri ve profesörleri öğrencilerinin google kullanması konusunda uyaracağını söyledi. Çünkü Brabazon’a göre, yeni nesil öğrenciler bilgiyi nereden geldiğini bilmeden ve üzerinde düşünmeden kullanıyorlar. Bu da, onların beyinsel faaliyetlerini ve düşünme kapasitelerini köreltiyor.

Brabazon, kendi öğrencilerine okuldaki ilk yıllarında google ve wikipedia’yı kullanmayı yasakladığını belirtiyor. Uzman ‘Öğrenciler bilgi çağında yaşıyorlar, ancak doğru bilgiden yoksunlar’ şeklinde konuştu.

(Star)

 

11:57 - 15/1/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Hakkımda
Medyayı Süzen gözlüğünüz...
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Son Yazılar

- galatasaray ankaraspor maçı izle ankaraspor galatasaray seyret j
- 26 Şubat Galatasaray-Bordeaux Maçını İzle Canlı Maç Dinle
- İstanbul-Amsterdam Seferinde Düşen THY uçağının yolcu listesi
- Can 2008 Şaka Maka albümünü online dinle
Kategoriler

Arkadaşlarım
atyarisialtili
gazetemakale
oxigen3



















SSK HIZMET DOKUMU

TC KİMLİK NO DOĞRULA SORGULA

TURK TELEKOM TELEFON REHBERİ-NO BUL