İstanbul-Amsterdam seferini yaparken iniş sırasında kaza geçiren Türk Hava Yollarına (THY) ait ''Tekirdağ'' adlı yolcu uçağının yolcu ve mürettebatının kimlikleri belirlendi. Yolcuların 56'sı yabancı, 78'inin ise Türk olduğu açıklandı. Mürettabat listesi: "Kaptan pilot Hasan Tahsin Arısan, mürettebat Olgay Özgür, Murat Sezer, Figen Eren, Perihan Özden, Ulvi Murat Eskin ve Yasemin Vural.  Yolcular; Bekir Kaya, Ahmet Arıkan, Ferruh Koral, Hakan Vercan, Sıpke Devid, Nuri Taş, Ahmet Tekgöz, Mustafa Gümüş, Mustafa Atman, Mustafa Bahçecioğlu, Janneke Vantıl, Ramazan Pehlivan, Fred Crognale, Feriha Çebi, Erol Zafer Akbaş, Lucid Basso, Kenan Öztürk, Frederic Gimpel, Gerarda Gimpelve, Hasan Hüseyin Sümer, Mustafa Mermer, Selçuk Arda, Mehmet Gözükara, Saniye Albostan, Büşra Albostan, Erdem Recep Albostan, Atanas Sitillican, Lusia Geıjtema, Jacobs Schınkel, Leent Je Vanharabe, Marinos Vansprow, Ronaldo Letferd, George Enikhugw, İlhan Gücüyener, Muhsin Cesur, Kenan Demir, Bora İnan, Kamile Banu Özcan, Volkan Dağsan, Cem Mert, Kerem Uzel, Ahmet Peynirci, Vedat Demir, Gülşen Yıldırım, Yavuz Yıldırım, Gökmen Yıldırım, Jacobs Ladeıj, Sofya Labeıjld, Lisa Labeıjld, Susan Lord, Orhan Kaya, Ali Yıldırım, Mayanıl Kaya, Yurdanur Kaya, Bülent İçgören, Mert İçgören, Hank Heijlond, Ozan Duman, Cantürk Aydın, Patrik Boods, Mustafa Komut, Şeref Küçüker, Michaeld Hemmer, Joan Salman, Rickye Wilson, Ronaldo Richey, Çağrı Kaya, Aslıhan Küçüker, Ramacenk Erdzer, Kenan Eke, Sefer Barış, Cüneyt Er, Osman Bedri Başlılar, Ramazan İs, Emre Alkan, Oscar Wandalsujo, Ahmet Berisha, Maria Roovers, Ayris Steenove, Petrus Steenove, Shahid Mir, Sabina Mir, Kawlawatie Moendnassi, Enayat Ahmadzai, Rana Musajeva, Muhammad Mirzaik, Yousha Radparva, Ahmad Sulaıman, Susan Yango, Hacar Alariach, Jihat Alariach, Safdarali Tırmazi, Salih Yıldız, Yusuf Ekinci, Uğur Bayat, Sevgi Kalansun, Mustafa Kemal Yaşar, Ali Yardım, Yaşar Tufan, Onur Ünal, Mustafa Asal, Ronald Duyveste, Döndü Kalantur, Tuğba Kalan, Murat Göçmüş." İHA tags:thy,istanbul amsterdam uçağı,düşen uçağın görüntüleri,thy kaza yaptı,thy uçağı nasıl düştü,thy düşen uçağın yolcu listesi
14:22 - 25/2/2009 - {yok} -
27 Nisan'ın hedeflemediği hâlde 'mağdur' ettiği bir kitle var. İster vazife bilmiş,ister vaziyetlerine bakmış olsunlar,onlar 27Nisan'ın kaybedenleri Tam da kazandık dedikleri noktada
27 Nisan gecesi başlıbaşına bir tez konusu. Genelkurmay Başkanlığı'nın sitesine koyduğu bildiri, tarihe geçecek siyasi olaylara imza attı. Şu anki siyasi durumu tahlil eden bir çok kişi, AK Parti'nin aldığı yüzde 47'lik oyu, Cumhuriyet Mitinglerinin sandıkta uğradığı hüsranı ve Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesini direk 'e-muhtıraya' yani 27 Nisan'a bağlıyor... Bu tahlili özellikle bugün kaybedenler pozisyonunda olanlar yapıyor. Tıpkı, 27 Nisan'dan önce şaha kalkmış kıratını Meclis dışına sürerek hüsrana uğrayan ve bunu kabullenen Mehmet Ağar gibi...
Haftalık haber dergisi Aksiyon'dan Muhsin Öztürk, 27 Nisan'ın gerçek kaybedenlerini gözler önüne seren bir dosya hazırlamış...
İşte Siyaset, medya ve yargının söz sahibiyken 27 Nisanla kaybedenleri:
27 Nisan mağdurları!
Sadece katillere özgü bir şey değildir olay mahallinde gezinmek. Tekrar tekrar o noktaya dönmek… Yapıp ettiklerimizle başımıza gelenler arasındaki görünmez bağı keşfetmek her zaman mümkün değilse de, bazen bu keşfin manası da olmaz. O nedenle 2007'de fitilin ateşlendiği 27 Nisan'a yani o âna dönmek pek çokları için kaçınılmazdır. Tıpkı, Demokrat Parti'nin sabık lideri Mehmet Ağar'ın aradan 6 ay geçtikten sonra "bizi 27 Nisan bitirdi" cümlesini kurması gibi.
'27 Nisan mağdurları'nı, adı hâlen tam konulamayan bir e-muhtıranın beklenmedik 'kaybedenler' listesi doğurduğunu ifade etmek için kullanıyoruz. Kaybetmesi, hatta haritadan silinmesi beklenenler değil de, 'sessiz kalmakla' o fiile ortak olanlar, dolaylı yoldan destek çıkanlar, bir şekilde beklenti duyanlar ya da basit söylem benzerliğinden ciddi zarar görenlerden söz ediyoruz. Mağduriyetin burada bir 'ironi' taşıdığını, haksızlığa uğramak manasına gelmediğini ifade etmeliyiz. Aşağıdaki mağdur listesinin daha da uzatılabileceğini de…
27 Nisan bumerangı, en çabuk ve en sert, meşruiyetini sivillikten ve demokrasiden alması gerekenleri vurdu. AK Parti'deki ikbal günlerini terk ederek ANAP'ı yeniden diriltmek için 'liberal demokrat' bir söylemle liderlik sahnesine çıkan Erkan Mumcu, 27 Nisan'ın ilk mağduru oldu. Söylemle eylem uyuşmamış, "Türkiye'ye özgü şartlara" ayak uydurulmuş, ancak bu tarihî ânın "Türkiye'ye özgü şartların" da değiştiği bir zamana denk geleceği tahmin edilememiştir. Bütün meşruiyetini Meclis'ten alırken, Meclis'e girmemenin faturası hızlı kesilmişti. Sadece Erkan Mumcu'nun değil, özgürlükçü söylemle siyasete soyunan; ancak 'bürokratik elit'le dirsek temasını eksik etmeyen siyasetin de sonu oldu bu.
Mehmet Ağar, kendisinin de ilan ettiği gibi şüphesiz bir 27 Nisan mağduru. 22 Temmuz öncesi meydanlarda en oturaklı siyasi portrelerden birisiydi; hitabeti güçlü, halkın dilinden ve hâlinden anlayan lider havasındaydı. Ancak meydanlarda bu 'hava'yı idrak edecek sayıda insanı bulmak mümkün değildi. 27 Nisan Mehmet Ağar için 'sonun başlangıcı' oldu. Ne "düz ovada siyaset", ne partinin demokratik geleneği, ne de karizma bu sonu durdurabildi. "Bizi 27 Nisan bitirdi" diyerek, mağdurlar listesinin de en açık sözlüsü o oldu.
KOVULDUK EY HALKIM!
Sabih Kanadoğlu, 27 Nisan sürecinin yargı ayağının ideoloğu gibi hareket etti. İlk başlarda kimselerin ciddiye almadığı 367 sayısının mucidi de aynı zamanda. CHP'nin bu meşhur rakamı sahiplenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin paralel kararıyla Kanadoğlu tavan yaptı; ancak bu süreç de onun 'sönüşünün' öyküsü oldu. CHP'li muhalif Haluk Koç'un "367'de hata yaptık" itirafıyla birlikte artık Kanadoğlu'nun 'gün görmemiş' hukuk teorilerinin eski alıcısından yoksun olduğu açıkça söylenebilir. Referandumla ilgili söylediklerinin hüsnü kabul görmemesi buna delildir. Askerin nabzını iyi tutmasıyla bilinen Mehmet Ali Kışlalı, durumun farkında olmalı ki, "Sabih Kanadoğlu'nun sivil anayasa kriz olur" sözlerine kulak verilmesi çağrısı yaptı geçen hafta. 27 Nisan, Kanadoğlu'nun 'inişli çıkışlı' sessiz sedasız sahneden çekilişinin başlangıcı olmuştur, dileriz.
Emin Çölaşan'ın "Kovulduk Ey Halkım" anı-hatırat kitabını pekâlâ 27 Nisan'la iliştirmek mümkün. Kendisi de bürokrasiden gelen ve sesini daha gür çıkartmak için medyayı seçen, ne dersek diyelim basın tarihinin önemli röportajlarına imza atan Emin Çölaşan, uzun yıllar sürdürdüğü 'tek kale' köşe yazarlığı serüvenini 27 Nisan dalgasına yüklendiği bir anda kaybetti. "Kraldan fazla kralcı" olmanın bedelini, tam da zirvede olduğu bir anda, Genelkurmay basını bilgilendirme toplantılarının en ağır konuğu sıfatı taşırken ödedi. Bir yerel televizyonda acemi spikerin sorularına saygıyla cevap vermeye çalışan Çölaşan manzarası her ne kadar bize çok ters gelse de, onu ister istemez 27 Nisan mağdurları listesine eklememize yol açmıştır.
Abdullatif Şener, artık sadece bir üniversite hocası olmasına rağmen popülerliğinden bir şey kaybetmedi. Hocalık hayatında ün ve para kazansa bile, muhtemel 'aktif siyasete yeniden dönüş' hamlelerinde bir 27 Nisan mağduru olarak anılacaktır. Uzun süredir partisiyle bazı sıkıntıların varlığı bilinse bile, AK Parti'den kopuşunun tam da bu tarihlere denk gelmesi ve ayrılış nedenlerinin makul bir izaha kavuşmaması, farklılıkları kucaklayalım derken antidemokratik talepleri bütünüyle meşru görme eğilimi, şimdi olmasa da geleceğin 27 Nisan mağduru kılacaktır Şener'i.
NE İSTENDİYSE TERSİ OLDU
Şener Eruygur, Türkiye'de ve dünyada yılın olayı olarak anılan Cumhuriyet mitinglerinin belki mucidi değil ama hayat bulmasını sağlayan kişi olarak tanındı. Kürsüye çıkıp 'bağırıp çağırmasa' bile, konuşmacıların gözünün içine baktığı, kürsünün önündeki ağır konukların arasında yer alan zattı. Miting rüzgârını arkasına alıp CHP milletvekili kontenjanına dahil olmadı, belki olmak da istemedi. Ancak seçim havasının miting havasını darmadağın etmesiyle birlikte, mitinglerin yıllık almanağa mahkûm kaldığı 'fırtına sonrası sessizlik'te, o sessizliğe karışanlardan birisi oldu. Tartışmasız bir 27 Nisan kaybedeni; ne arzulanmışsa tersi oldu.
Eğer 27 Nisan'ı "Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olmasın mesajı" olarak ele alırsak, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ı bu listeye ekleyebiliriz. Bu süreçte 'Gül Cumhurbaşkanı olmamalı' hareketinin en keskin sözcüsü olmakla kalmadı; hâlâ bu 'iddiasını' farklı düzlemde sürdüren ender kalemlerden. 27 Nisan olmasaydı Ahmet Hakan da kendi görüşlerini daha rahat ifade etmiş, en azından 27 Nisan'ın taşıdığı mesajla paralel hareket etmiş olma sıkıntısından kurtulmuş olacaktı. Dolayısıyla 27 Nisan "özgür kalemi" de tehdit etmiş, ağız tadıyla muhalefet etme şansını elinden almıştır! Yoksa o 'kekremsi tad'ın bir izahı olmalı. Ya da ölçüsü çoktandır kaçmış olan eleştirilerin ve yersiz övgülerin de…
BİR ÇİFTİN ÇİFTE MAĞDURİYETİ
Ali Müfit Gürtuna, 27 Nisan sürecinde AK Parti'ye alternatif siyasi hareketler bağlamında adı çokça zikredilmese bile sanki oralarda bir yerde bekliyordu. Muhtemel bir 'ara rejim'in muhtemel başbakanı pekâlâ Ali Müfit Gürtuna olabilir gözüyle de bakıldı. Hareketinin toplumsal, siyasi, entelektüel bir karşılığı olmasa bile... Hem 28 Şubat hem de 27 Nisan mağduru olan Reyhan Gürtuna'yı da bu arada zikredebiliriz.
Hulki Cevizoğlu, 'Devlet ebet müddet' misali varlığını her hâl ve şartta devam ettirecek isim olmasına rağmen 27 Nisan havası onu siyaset sahnesine taşıdı. Onca şöhrete rağmen CHP'den aday gösterilmedi. 'Bağımsız' olarak aldığı oy yabana atılır değildi; ancak yine de seçilemedi. Siyasete tevessül eden her gazetecinin uğradığı mesleki erozyonu hesaba katarsak, Hulki Cevizoğlu'nun düşük yoğunluklu 'ulusalcı' yayın çizgisinde ilerleyeceğini tahmin edebiliriz artık.
Şerif Mardin'in, bilim adamlığının getirdiği geniş çerçeveli konuşmalar bağlamında, her soruya, daha doğrusu her korku cümleciğine, "bakmak lazım, elbette korkacaksınız; ama araştırmak da lazım" tonlamalı cevapları "Türkiye Malezya olabilir" şeklinde yorumlanmış, 'mahalle baskısı' ile birlikte Mardin'i hiç arzulamadığı bir şekilde kamuoyu gündemine taşımıştır. 27 Nisan dalgası saygın bilim adamımıza kadar ulaşmış, yıkamamıştır nitekim.
27 NİSAN TURNUSOLU
Okay Gönensin'i (Haluk Şahin de diyebilirdik aslında), bir televizyon programında "Hükümet 27 Nisan'ın gereğini yapmalı, hiçbir şey olmamış gibi davranmayı bırakmalı" derken yakalamış olabiliriz. Bu sözlerinden önce ya da sonra, kendisinin ne kadar demokrat olduğunu ifade etmiş olması da muhtemeldir. 27 Nisan hem demokrat hem de 'darbeci' olmanın artık mümkün olmadığı noktaydı. Bir nevi turnusol kâğıdı… Zaten öyle değil miydi? Gönensin'i ve Şahin'i 'biz demokratız aslında…" söyleminin bitişi bağlamanda anabiliriz.
Süheyl Batum; genç, yakışıklık, profesör, anayasacı, rektör, demokrat, AB'ci.. Tabii bu özelliklerinin bir kısmını kaybetti; Türk insanının 'önce görüntüye sonra da öz'e bakan hasleti, hocanın 'halka rağmen halk için" ekolünden olduğunu geç de olsa fark etmesine yol açmıştır.
İlhan Selçuk'un, ilk gençlik yıllarında muvaffak olamadığı 'silahların gölgesinde siyaset' hayaline ulaşmayı hayatının son demlerinde yeniden denemiş olması onu 27 Nisan'ın doğal mağlubu saymıştır. 30 yıllık aşkı yine karşılıksız kalmıştır.
Süheyl Batum; genç, yakışıklık, profesör, anayasacı, rektör, demokrat, AB'ci.. Tabii bu özelliklerinin bir kısmını kaybetti; Türk insanının 'önce görüntüye sonra da öz'e bakan hasleti, hocanın 'halka rağmen halk için" ekolünden olduğunu geç de olsa fark etmesine yol açtı.
|
| haber7 |
12:07 - 22/1/2008 - {yok} -
son dakika!!!
Aralarında Veli Küçük, Güler Kömürcü, Kemal Kerinçsiz ve Sevgi Erenol'un da bulunduğu yaklaşık 18 kişilik bir grup ünlü İstanbul terörle mücadele ekiplerince gözaltına alındı.
Emekli Tümgeneral Veli Küçük, Avukat Kemal Kerinçsiz ve Akşam Gazetesi Yazarı Güler Kömürcü ile Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol'un da aralarında bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı.
12:02 - 22/1/2008 - {yok} -
|
Hakkımda
Medyayı Süzen gözlüğünüz...
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Son Yazılar
- galatasaray ankaraspor maçı izle ankaraspor galatasaray seyret j
- 26 Şubat Galatasaray-Bordeaux Maçını İzle Canlı Maç Dinle
- İstanbul-Amsterdam Seferinde Düşen THY uçağının yolcu listesi
- Can 2008 Şaka Maka albümünü online dinle
Kategoriler
Arkadaşlarım
• atyarisialtili • gazetemakale • oxigen3
|